• Hakkımızda
  • Sektörler
  • Çalışma Alanları
    Atabay Hukuk Bürosu
    Çalışma Alanlarımız
  • Ekibimiz

Dövizle veya Dövize Endeksli Sözleşme Yapma Yasağında Güncel Durum

Giriş

1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar (‘‘32 Sayılı Karar’’) ve bu 32 Sayılı Karar’a ilişkin 2008-32/34 sayılı Tebliğ çerçevesinde, Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri belirli sözleşmelerde bedelin ve sözleşmeden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılmasına çeşitli sınırlamalar getirilmiştir.

Bu alandaki son önemli değişiklik, 6 Mart 2025 tarihli ve 32833 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2025-32/72 sayılı Tebliğ ile yapılmış; anılan değişiklik kapsamında, taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılabilmesine açıkça imkân tanınmıştır. Böylece, menkul satış sözleşmeleri bakımından daha önce uygulamada tereddüt yaratan ödeme rejimi önemli ölçüde netleşmiştir.

Bu çerçevede, işbu bültende 2026 itibarıyla yürürlükte bulunan güncel düzenlemeler esas alınarak dövizle veya dövize endeksli sözleşme yapma yasağının kapsamı, başlıca istisnaları ve uygulamada önem taşıyan temel hususlar özetlenecektir.

Atabay Hukuk Bürosu - Dövizle veya Dövize Endeksli Sözleşme Yapma Yasağında Güncel Durum

Döviz ve Dövizle Sözleşme Yasağının Devam Ettiği İşlemler

Yasak rejiminin kapsamı doğrudan 32 sayılı Karar ile çizilmekte; hangi sözleşmeler bakımından istisna uygulanacağı ise esasen 2008-32/34 sayılı Tebliğ’in 8. maddesi uyarınca belirlenmektedir.

Bu çerçevede, 2026 itibarıyla Türkiye’de yerleşik kişiler arasında akdedilen aşağıdaki sözleşmeler bakımından, kural olarak sözleşme bedelinin ve buna bağlı diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesi yasaktır:

  • Yurt içinde bulunan taşınmazlara ilişkin gayrimenkul satış sözleşmeleri,
  • Konut ve çatılı iş yeri dâhil gayrimenkul kiralama sözleşmeleri,
  • İş sözleşmeleri,
  • Tebliğ’de açıkça istisna tanınan haller dışında kalan danışmanlık, aracılık ve taşımacılık dâhil hizmet sözleşmeleri,
  • Döviz cinsinden maliyet içermeyen eser sözleşmeleri,
  • Taşıt satış sözleşmeleri,
  • Taşıt kiralama sözleşmeleri.

Ayrıca, 32 sayılı Karar’ın Geçici 8. maddesi uyarınca, Karar’ın 4/g bendinin yürürlüğe girdiği 13.09.2018 tarihinden önce akdedilmiş ve yürürlükte bulunan, döviz cinsinden kararlaştırılmış sözleşmelerdeki bedellerin de, Bakanlıkça belirlenen istisnalar saklı kalmak kaydıyla, otuz gün içinde Türk parası olarak yeniden belirlenmesi öngörülmüştür. Tebliğ’de istisna kapsamında sayılmayan sözleşmeler bakımından bu Türk lirasına uyarlama yükümlülüğü halen önemini korumaktadır.

Döviz ve Dövizle Sözleşme Yasağının Başlıca İstisnaları

Uygulamada yasağın kapsamı kadar, istisnaların sınırları da önem taşımaktadır. 2008-32/34 sayılı Tebliğ’in 8. maddesinde bazı sözleşme türleri bakımından döviz cinsinden veya dövize endeksli bedel kararlaştırılmasına açıkça izin verilmiştir. Bununla birlikte, bu istisnalar sınırlı olup her sözleşme türü ve her somut olay bakımından ayrıca değerlendirme yapılması gerekir.

Bu kapsamda, Karar’ın istisnaları sayılabilecek sözleşme ve işlemler şöyle özetlenebilecektir:

  • Yurt dışında ifa edilecek iş sözleşmeleri ile gemi adamlarının taraf olduğu iş sözleşmeleri.
  • Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan Türkiye’de yerleşik kişilerin taraf olduğu iş sözleşmeleri.
  • Döviz cinsinden maliyet içeren eser sözleşmeleri.
  • Tebliğ’de sayılan istisnalar kapsamında kalan hizmet sözleşmeleri; özellikle ihracat, transit ticaret, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler kapsamında yapılan hizmet sözleşmeleri, Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışında gerçekleştirecekleri faaliyetlere ilişkin hizmet sözleşmeleri ve Türkiye’de başlayıp yurt dışında sona eren veya yurt dışında başlayıp Türkiye’de ya da yine yurt dışında sona eren hizmet sözleşmeleri.
  • Taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmeleri. 6 Mart 2025 tarihli değişiklik sonrasında, bu sözleşmelerde yalnızca sözleşme bedelinin değil, sözleşmeden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin de döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün hale gelmiştir.
  • Taşıt kiralama sözleşmeleri dışında kalan menkul kiralama sözleşmeleri.
  • Bilişim teknolojileri kapsamında yurt dışında üretilen yazılımlara ilişkin satış sözleşmeleri ile yurt dışında üretilen donanım ve yazılımlara ilişkin lisans ve hizmet sözleşmeleri.
  • 4490 sayılı Kanun kapsamındaki gemilere ilişkin finansal kiralama sözleşmeleri ile 32 sayılı Karar’ın 17 ve 17/A maddeleri kapsamında yapılan finansal kiralama sözleşmeleri.
  • Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan Türkiye’de yerleşik kişilerin veya Tebliğ’in 19. fıkrasında sayılan kişilerin alıcı ya da kiracı olarak taraf olduğu gayrimenkul satış ve gayrimenkul kiralama sözleşmeleri.
  • Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli konaklama tesislerinin işletilmesi amacıyla yapılan gayrimenkul kiralama sözleşmeleri ile gümrüksüz satış mağazalarının kiralanmasına ilişkin gayrimenkul kiralama sözleşmeleri.
  • Türkiye’deki gümrüklü liman sahalarında sunulan hizmetler kapsamında Türkiye’de yerleşik kişiler arasında akdedilen iş ve hizmet sözleşmeleri.

Yasağa Aykırı Olarak Yapılan İşlemler Halinde Yargıtayın Yaklaşımı

Yargıtay, dövizle veya dövize endeksli sözleşme yapma yasağının yürürlüğe girmesinden sonra, yasağa aykırı şekilde akdedilen sözleşmeler bakımından; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 27/1. maddesinde yer alan, “kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin hükümsüzdür” hükmüne atıfla, sözleşmenin tamamının değil, yalnızca bedel hükmünün kesin hükümsüz sayılacağı yönünde değerlendirme yapmıştır.

Konuya ilişkin emsal nitelikteki Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 06.10.2022 tarihli ve 2022/6469 E., 2022/9954 K. sayılı kararında da bu yönde değerlendirmede bulunulmuş; yasağa aykırı işlemler bakımından idari para cezası yaptırımının yanı sıra, bedelin tespiti yönünden de hükmün kesin hükümsüz sayılacağı açıkça belirtilmiştir.

Dövizle veya Dövize Endeksli Sözleşme Yapma Yasağında Güncel Durum

Sonuç ve Değerlendirme

32 sayılı Karar ve devamındaki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, dövizle ve dövize endeksli sözleşme yapma yasağına ilişkin kuralların dinamik bir yapıda olduğu ve bu alandaki düzenlemelerin sürekli güncellendiği görülmektedir. Yasağa aykırılık halinde uygulanabilecek idari para cezaları ile bedel yönünden kesin hükümsüzlük riski dikkate alındığında, tarafların sözleşmenin düzenlenmesi aşamasında ilgili Karar ve Tebliğ hükümlerini mutlaka gözden geçirerek, sözleşmenin yasak kapsamında kalıp kalmadığını değerlendirmeleri ve buna göre bedel hükümlerini uygun şekilde belirlemeleri gerekmektedir.

Saygılarımızla,

Atabay Hukuk Bürosu