• Hakkımızda
  • Sektörler
  • Çalışma Alanları
    Atabay Hukuk Bürosu
    Çalışma Alanlarımız
  • Ekibimiz

Asliye Hukuk Mahkemesi Nedir? Görevleri Nelerdir?

Asliye Hukuk Mahkemesi nedir? Asliye Hukuk Mahkemesi, Türk yargı teşkilatı içerisinde genel görevli ilk derece hukuk mahkemesidir. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 2 ve 5. maddeleri uyarınca, özel bir mahkemenin görevli kılınmadığı tüm özel hukuk uyuşmazlıklarına bakmakla yetkilidir. Bu yönüyle Asliye Hukuk Mahkemesi, görev bakımından “genel mahkeme” niteliği taşımakta olup, görev alanı kural olarak geniştir ve sınırlayıcı şekilde yorumlanamaz.

Asliye Hukuk Mahkemeleri, özel hukuk ilişkilerinden doğan malvarlığı uyuşmazlıkları, şahıs varlığına ilişkin davalar ve kanunda başka bir mahkemeye açıkça bırakılmamış tüm hukuk davalarını karara bağlar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 2. maddesi gereğince, dava konusunun değerine veya tutarına bakılmaksızın, sulh hukuk mahkemelerinin görev alanı dışında kalan tüm davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu düzenleme, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkemece re’sen dikkate alınır.

Yargıtay içtihatlarında da Asliye Hukuk Mahkemesi, “genel görevli mahkeme” olarak tanımlanmakta; görevli mahkemenin yanlış belirlenmesi halinde verilen kararların, HMK m.114/1-c ve m.115 uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden bozulması gerektiği kabul edilmektedir. Bu nedenle, bir uyuşmazlığın hangi mahkemede görüleceği belirlenirken öncelikle görev kuralları titizlikle incelenmeli ve özel görevli mahkemelerin varlığı araştırılmalıdır.

Atabay Hukuk Bürosu - Asliye Hukuk Mahkemesi Nedir Görevleri Nelerdir

Asliye Hukuk Mahkemesi Nedir? Görevleri Nelerdir

Asliye Hukuk Mahkemesinin Görevleri Nelerdir?

Asliye Hukuk Mahkemesinin temel görevi, özel hukuk alanına giren ve başka bir mahkemenin görevine açıkça bırakılmamış olan tüm dava ve işlere bakmaktır. HMK m.2 hükmü, bu mahkemeyi görev bakımından merkez konuma yerleştirmiştir. Buna göre, kanunla sulh hukuk, aile, iş, tüketici, kadastro, icra hukuk veya ticaret mahkemelerine bırakılmamış tüm uyuşmazlıklar Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girer.

Mahkemenin görevleri yalnızca dava görmekle sınırlı olmayıp, çekişmesiz yargı işlerini de kapsamaktadır. Özellikle nüfus kayıtlarının düzeltilmesi, ad ve soyad değişikliği, gaiplik, kayyım ve vasi atanması gibi işler, TMK, Nüfus Hizmetleri Kanunu ve HMK’nın çekişmesiz yargıya ilişkin hükümleri uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından karara bağlanmaktadır. Bu yönüyle mahkeme, bireyin kişilik haklarını doğrudan etkileyen kararlar bakımından da önemli bir fonksiyon icra eder.

Görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle, taraflar arasında yapılacak sözleşmelerle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevinden feragat edilmesi mümkün değildir. HMK m.1 ve m.114 hükümleri gereği, mahkeme görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden incelemekle yükümlüdür. Yargıtay uygulamasında, görevli olmayan mahkemenin verdiği kararların kesin hüküm teşkil etmeyeceği ve mutlak bozma sebebi sayılacağı istikrarlı biçimde kabul edilmektedir.

Asliye Hukuk Mahkemesinin Görev Alanına Giren Dava Türleri

Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına giren dava türleri oldukça geniştir. Tapu iptali ve tescil davaları, ecrimisil davaları, elatmanın önlenmesi, kamulaştırmasız el atma davaları, tazminat davaları, sebepsiz zenginleşme, vekaletsiz iş görme, mirasın paylaşımı ve tenkis davaları gibi birçok klasik özel hukuk uyuşmazlığı bu mahkemede görülür. Bu davalar, TMK, TBK ve HMK hükümleri çerçevesinde karara bağlanmaktadır.

Şahıs varlığına ilişkin davalar da önemli ölçüde Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanındadır. Ad ve soyad değişikliği, yaş düzeltme, cinsiyet değişikliği, kişilik haklarının korunmasına ilişkin davalar ve nüfus kayıtlarının düzeltilmesi gibi uyuşmazlıklar, TMK m.27, Nüfus Hizmetleri Kanunu m.36 ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca bu mahkemede görülmektedir. Bu davalar, kişinin hukuki statüsünü doğrudan etkilediği için hassas yargılama ilkelerine tabidir.

Bunun yanında, kadastrodan doğan bazı itiraz ve tespit davaları, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davaları ile özel kanunlarda açıkça Asliye Hukuk Mahkemesine bırakılan uyuşmazlıklar da bu kapsamda değerlendirilir. Görev belirlemesi yapılırken, davanın niteliği, tarafların sıfatı ve uyuşmazlığın dayandığı hukuki ilişki birlikte değerlendirilir; yalnızca dava değerine bakılarak görev tayini yapılamaz.

Asliye Hukuk Mahkemesinde Dava Açma Usulü Ve Aşamaları

Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılması, HMK m.119’da sayılan unsurları taşıyan bir dava dilekçesinin mahkemeye sunulmasıyla başlar. Dilekçede tarafların kimlik bilgileri, talepler, vakıalar, hukuki sebepler, deliller ve sonuç kısmı açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmelidir. Dava şartları ve ilk itirazlar, yargılamanın sağlıklı yürütülmesi açısından büyük önem taşır.

Yargılama süreci, dilekçeler teatisi, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm aşamalarından oluşur. HMK m.137–184 arasında düzenlenen bu aşamalar, usuli ekonominin sağlanması ve uyuşmazlığın makul sürede çözümlenmesi amacıyla belirli bir sistematik içinde yürütülür. Ön inceleme aşamasında görev, yetki, dava şartları ve uyuşmazlık konuları netleştirilir; tahkikat aşamasında ise deliller toplanır ve değerlendirilir.

Hüküm aşamasında mahkeme, maddi vakıalar ile hukuki nitelendirmeyi birlikte değerlendirerek karar verir. Verilen kararın gerekçeli olması, Anayasa m.141 ve HMK m.297 gereği zorunludur. Gerekçesiz veya yetersiz gerekçeli kararlar, adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olup kanun yollarında bozma sebebi teşkil eder.

Asliye Hukuk Mahkemesi Kararlarına Karşı İstinaf Ve Temyiz Yolları

Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği nihai kararlara karşı başvurulabilecek ilk kanun yolu istinaftır. HMK m.341 uyarınca, miktar veya değeri belirli parasal sınırları aşan kararlar bakımından Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir. İstinaf incelemesi, hem maddi vakıa hem de hukuki denetim yönünden yapılmakta olup, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, düzeltilmesi veya onanması mümkündür.

Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği kararlara karşı ise, şartları varsa temyiz yoluna gidilebilir. HMK m.361 ve devamı hükümleri uyarınca Yargıtay, hukuka uygunluk denetimi yapmakta; maddi vakıa incelemesi kural olarak yapmamaktadır. Temyiz, içtihat birliğinin sağlanması ve hukukun ülke genelinde yeknesak uygulanması bakımından büyük önem taşır.

Kanun yolları, süreye ve usule sıkı şekilde bağlıdır. İstinaf ve temyiz sürelerinin kaçırılması halinde karar kesinleşir ve icra kabiliyeti kazanır. Bu nedenle, Asliye Hukuk Mahkemesi kararlarına karşı başvuru yapılırken HMK’daki süre, şekil ve harç hükümlerine titizlikle riayet edilmesi gerekir.

Atabay Hukuk Bürosu - Asliye Hukuk Mahkemesi Nedir Görevleri Nelerdir

Asliye Hukuk Mahkemesi Nedir? Görevleri Nelerdir

Ad ve Soyad Değişikliği Davalarında Yetkili Mahkeme Hangisidir?

Ad ve soyad değişikliği davaları, TMK m.27 ve Nüfus Hizmetleri Kanunu m.36 hükümleri uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri mahkemesidir. Bu davalar çekişmesiz yargı işi niteliğinde olmakla birlikte, kamu düzenini ilgilendirdiğinden savcının da davaya katılımı zorunludur.

Yetki kuralı, kişilik haklarının korunması ve delillerin toplanmasının kolaylaştırılması amacıyla yerleşim yeri esasına bağlanmıştır. Davacı, haklı sebebin varlığını ispat etmekle yükümlüdür. Yargıtay, haklı sebep kavramını geniş yorumlamakta; kişinin sosyal çevresinde tanındığı isim, psikolojik rahatsızlık, aile bağları gibi unsurları değerlendirmeye almaktadır.

Mahkemece verilen kararın kesinleşmesi üzerine nüfus kayıtlarında düzeltme yapılır. Bu kararlar, kişilik hakkına ilişkin olup üçüncü kişiler bakımından da hüküm ifade eder. Bu nedenle, yargılama sürecinde maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için tanık, belge ve gerekirse bilirkişi delillerine başvurulmaktadır.

Aile Mahkemesi İle Asliye Hukuk Mahkemesinin Görev Farkları

  • Aile Mahkemeleri, 4787 sayılı Kanun uyarınca kurulmuş olup boşanma, velayet, nafaka, soybağı, evlat edinme gibi aile hukukundan doğan uyuşmazlıklara bakar.
  • Asliye Hukuk Mahkemeleri ise aile hukukuna ilişkin olmayan, genel özel hukuk uyuşmazlıklarında görevlidir.
  • Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde, bu mahkemenin görevine giren davalara Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
  • Aile Mahkemelerinde yargılama usulü, çocuğun üstün yararı ve gizlilik ilkesi çerçevesinde yürütülürken, Asliye Hukuk Mahkemelerinde genel yargılama usulü uygulanır.
  • Görev ayrımı kamu düzenine ilişkin olup, tarafların iradesiyle değiştirilemez.

Kira Uyuşmazlıklarında Sulh Hukuk ve Asliye Hukuk Mahkemesi Ayrımı

Kira ilişkilerinden doğan uyuşmazlıkların büyük çoğunluğu, HMK m.4 uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanına girer. Tahliye, kira bedelinin tespiti, kira alacağı ve kira sözleşmesinden doğan edimlerin ifası gibi davalar kural olarak sulh hukuk mahkemesinde görülür.

Buna karşılık, kira ilişkisinin ayni hakka ilişkin yönü ağır basan uyuşmazlıklar veya tapu iptali ve tescil talepleriyle birlikte ileri sürülen davalar Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girebilir. Görev ayrımı yapılırken davanın hukuki niteliği esas alınmalı, sadece taraf sıfatı veya talep sonucu dikkate alınmamalıdır.

Yargıtay uygulamasında, kira ilişkisinden kaynaklansa dahi, mülkiyetin devri veya ayni hakka ilişkin talepler içeren davaların Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bu ayrım, görev kurallarının doğru uygulanması bakımından büyük önem taşır.

Atabay Hukuk Bürosu - Asliye Hukuk Mahkemesi Nedir Görevleri Nelerdir

Asliye Hukuk Mahkemesi Nedir? Görevleri Nelerdir

Asliye Hukuk Ve Asliye Ticaret Mahkemelerinin Görev Alanlarının Karşılaştırılması

Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve HMK m.4/1-a uyarınca ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticari işletmeyi ilgilendiren, taraflardan her ikisinin de tacir olduğu ve uyuşmazlığın ticari faaliyetle bağlantılı bulunduğu hallerde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.

Asliye Hukuk Mahkemesi ise ticari nitelik taşımayan genel özel hukuk uyuşmazlıklarında görev yapar. Bir davanın ticari dava sayılıp sayılmayacağı belirlenirken, tarafların sıfatı, uyuşmazlığın kaynağı ve TTK m.3 ve m.4 hükümleri birlikte değerlendirilir. Ticari dava niteliği bulunmayan uyuşmazlıklar Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.

Görevli mahkemenin yanlış belirlenmesi, yargılamanın usulden reddine ve zaman kaybına yol açabileceğinden, özellikle karma nitelikli sözleşmelerde görev ayrımının titizlikle yapılması gerekir. Yargıtay, görev hususunu kamu düzenine ilişkin saymakta ve her aşamada re’sen gözetmektedir.

Saygılarımızla,

Atabay Hukuk Bürosu