Rekabet Kurumu’nun Yerinde İnceleme Yetkisi Tekrar Anayasa Mahkemesi Gündeminde
Giriş
Anayasa Mahkemesi’nin 06.11.2025 tarihli ve 2023/174 Esas, 2025/224 Karar sayılı ilamı, 17 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Karar ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 15. maddesinde düzenlenen Rekabet Kurumu’nun yerinde inceleme yetkisine ilişkin bazı ibarelerin Anayasa’ya uygunluğu denetlenmiştir. Başvuru, anılan düzenlemenin özellikle hukuki belirlilik, ölçülülük ve konut dokunulmazlığına ilişkin anayasal güvenceler bakımından değerlendirilmesi talebine dayanmaktadır.
Bu karar ayrıca Mahkeme’nin 2023 yılında Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. tarafından yapılan bireysel başvuru kapsamında Rekabet Kurulu’nun yerinde inceleme yetkisinin Anayasa m.21’de güvence altına alınan konut dokunulmazlığı bakımından tartışmaya açıldığı “Ford Otosan Kararı” sonrasında, aynı konunun bu kez somut norm denetimi kapsamında ele alınması bakımından özellikle dikkat çekicidir.
Başvuru Konusu
İtiraz başvurusu kapsamında 4054 sayılı Kanun’un 15. maddesinde düzenlenen Rekabet Kurumu’nun yerinde inceleme yetkisine ilişkin; birinci fıkrada yer alan “…gerekli gördüğü hallerde…” ibaresinin, üçüncü fıkranın ikinci cümlesinin Anayasa’nın 2., 13. ve 21. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Başvuruda, söz konusu düzenlemelerin hukuki belirlilik ve ölçülülük ilkelerine aykırılık oluşturduğu, konut dokunulmazlığı ve temel hak güvenceleri bakımından yeterli sınırlandırma içermediği iddia edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin İncelemesi
Mahkeme, incelemesini Anayasa’nın hukuk devleti ilkesi (m.2), temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejimi (m.13) ve konut dokunulmazlığı (m.21) çerçevesinde gerçekleştirmiştir. Ayrıca, Devlete rekabetin korunması ve piyasaların sağlıklı işlemesine yönelik pozitif yükümlülükler yükleyen Anayasa m.167’ye atıfla, Kurum’un yerinde inceleme yetkisinin bu anayasal amaca hizmet ettiğini vurgulamıştır. Kararda; yerinde inceleme yetkisinin kanuni dayanağının bulunduğu, yetkinin kapsamının Kanun metninde Kurum’un görevleriyle bağlantılı şekilde çerçevelendiği ve işlemlerin yargısal denetime tabi olduğu belirtilmiştir. Bu doğrultuda Mahkeme, birinci fıkrada yer alan “…gerekli gördüğü hallerde…” ibaresinin idareye sınırsız ve keyfi bir takdir yetkisi tanımadığı sonucuna ulaşmış ve bu ibarenin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiştir.
Bununla beraber, yerinde incelemenin engellenmesi hâlinde başvurulacak usule ilişkin düzenleme bakımından Mahkeme, somut davalarda ‘uygulanacak kural’ şartının gerçekleşmediğini; dolayısıyla üçüncü fıkranın ikinci cümlesine yönelik itiraz başvurularının mahkemelerin yetkisizliği nedeniyle reddinin gerektiğini belirtmiştir.
Hüküm
Anayasa Mahkemesi; 4054 sayılı Kanun’un 15. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “…gerekli gördüğü hallerde…” ibaresi Anayasa’ya uygun bulunarak yürürlükte bırakılmış; yerinde incelemenin engellenmesi hâlinde sulh ceza hâkimi kararını öngören üçüncü fıkra ikinci cümlesi ise, somut davalarda uygulanacak kural olmadığı gerekçesiyle esastan incelenmeden yetkisizlik nedeniyle reddedilmiştir.
Ford Otosan Kararı Bağlamında
İlgili kararın ayrıca dikkat çeken bir diğer yönü, Mahkeme’nin 2023 yılında verdiği Ford Otosan Kararı ile ortaya koyduğu yaklaşımın burada görünür biçimde geri planda kalmasıdır. Ford Otosan kararında Mahkeme, Rekabet Kurumu’nun yerinde incelemelerinin şirketlerin çalışma alanlarına ve kayıtlarına erişim boyutuyla temel haklar bakımından hassas bir müdahale niteliği taşıyabileceğine işaret etmiş; bu nedenle daha güçlü güvencelerin önemini vurgulayan bir çerçeve çizmiştir. Buna karşılık somut norm denetimine konu ilgili kararda Mahkeme, ‘gerekli gördüğü hâllerde’ ibaresini ağırlıkla devletin rekabeti koruma görevi ve hukuk devleti/belirlilik perspektifinden değerlendirerek Anayasa’ya uygun bulmuş; ayrıca konut dokunulmazlığı ve temel haklara ilişkin tartışmaları incelemenin merkezine almamıştır. Bu iki karar arasındaki ton ve vurgu farkı, yerinde incelemelerin hangi ölçütlerle denetleneceği ve hâkim güvencesinin kapsamının nasıl anlaşılması gerektiği konusunda uygulamada belirsizlik yaratabileceği için, kararın yayımlanmasıyla birlikte doğal olarak yeniden tartışma konusu olmuştur.
Kararda Yer Verilen Karşı Oylara Dair
Karara eklenen karşı oy gerekçelerinde, yerinde incelemenin fiilen şirketlerin yalnızca çalışanlara açık alanlarına ve kayıtlara erişimi mümkün kıldığı; bu nedenle meselenin, çoğunluğun benimsediği çerçeveden farklı olarak, konut dokunulmazlığına ilişkin anayasal koruma ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Karşı oy sahibi Sayın Üyeler, Ford Otosan Kararı’nda Mahkeme’nin yerinde incelemelerin bu yönüne dikkat çektiğini hatırlatarak, somut norm denetiminde aynı hassasiyetin görünür biçimde geri planda kalmasının içtihat tutarlılığı ve öngörülebilirlik bakımından sorun doğurduğunu belirtmiştir. Ayrıca, yerinde incelemenin “engellenmemesi”nin yüksek tutarlı idari yaptırım riski altında gerçekleştiği dikkate alındığında, bunun her durumda anlamlı bir “kabul” olarak görülemeyeceği; hâkim güvencesinin yalnızca engelleme hâllerine bağlanmasının ise koruma düzeyini daralttığı ifade edilmiştir. Son olarak, üçüncü fıkranın ikinci cümlesine ilişkin itirazın “uygulanacak kural” bulunmadığı gerekçesiyle inceleme dışında bırakılmasının, somut uyuşmazlıklarda yerinde inceleme rejiminin bütüncül değerlendirilmesini güçleştirdiği yönünde değerlendirmelere yer verilmiştir.
Sonuç
Anayasa Mahkemesi, 4054 sayılı Kanun m.15/1’de yer alan “gerekli gördüğü hâllerde” ibaresini Anayasa’ya uygun bularak itirazı reddetmiş; böylece Rekabet Kurulu’nun yerinde inceleme yetkisinin bu kısmı mevcut haliyle yürürlükte kalmıştır. Buna karşılık Mahkeme, m.15/3’ün ikinci cümlesi (yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme ihtimali hâlinde sulh ceza hâkimi kararıyla inceleme yapılması) hakkında esastan bir değerlendirme yapmamış; somut davalarda bu hükmün “uygulanacak kural” olmadığı sonucuna vararak başvuruyu yetkisizlik nedeniyle reddetmiştir.
Bu yönüyle karar, yerinde incelemenin kapsamına ilişkin tartışmayı m.15/1 bakımından “Anayasa’ya uygunluk” sonucuyla kapatırken, hâkim güvencesinin kapsamı ve konut dokunulmazlığı bağlantısı gibi Ford Otosan Kararı sonrasında öne çıkan meseleler hakkında norm denetimi düzeyinde açık bir tutum ortaya koymamıştır. Dolayısıyla karar, yerinde incelemelerin temel haklar boyutuna ilişkin tartışmayı tamamen sona erdirmek yerine, bu tartışmanın uygulama ve bireysel başvuru ekseninde sürmesine elverişli bir çerçeve bırakmıştır.
Saygılarımızla,