Kentsel Dönüşüm Sürecinde Riskli Yapı Tespiti
Giriş
Riskli yapıların tespiti ve kentsel dönüşüm, şehirleri daha güvenli ve yaşanabilir hale getirmek için kritik bir süreçtir. Deprem riski taşıyan yapıların zamanında belirlenmesi, olası can ve mal kayıplarını önlemeye yardımcı olur. Kentsel dönüşüm sadece binaların yenilenmesi değil, aynı zamanda modern ve sürdürülebilir yaşam alanlarının oluşturulmasını amaçlar. Bu sürecin başarılı olması için hukuki çerçevenin doğru uygulanması ve maliklerin sürece aktif katılımı büyük önem taşımaktadır.
Riskli Yapı Nedir?
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’a (Kanun) göre, riskli yapılar ekonomik ömrünü tamamlamış veya yıkılma ya da ağır hasar görme riski taşıyan yapılardır. Bir yapının riskli olarak kabul edilebilmesi için ekonomik ömrünü tamamlamış olduğunun veya yıkılma ya da ağır hasar görme riski taşıdığının bilimsel ve teknik verilere dayanarak tespit edilmesi gerekir. Aksi halde yapı hukuki olarak riskli kabul edilemeyecektir.

Riskli Yapı Tespiti Nasıl Yapılır?
6306 sayılı Kanuna göre, riskli yapı tespiti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlarca yapılır. Yapı, mühendislik ölçümleri, zemin etütleri ve malzeme analizleri gibi yöntemlerle değerlendirilir. Tespit süreci, maliklerden birinin veya temsilcisinin talebiyle başlar. Yetkili ekipler binayı inceleyip rapor hazırlar, idarenin onayıyla yapı riskli olarak tescil edilir. Riskli yapıların güçlendirme, yıkım veya yeniden inşa süreçleri başlatılır.
Hangi Yapılar Hakkında Riskli Yapı Tespiti Yapılabilir?
6306 sayılı Kanun’un Uygulama Yönetmeliği’nin (Yönetmelik) 7. maddesine göre, riskli yapı tespiti, insanların içine girebileceği ve kullanımına uygun olan yapılar için yapılabilir. Bu yapılar, oturma, çalışma, eğlenme, dinlenme veya ibadet etme gibi amaçlarla kullanılan binalar ile hayvanların ve eşyaların korunmasına yönelik yapıları kapsar.
Buna karşın, aşağıdaki yapılar riskli yapı tespiti kapsamına girmez:
- Henüz inşaat halinde olan ve hiç kullanılmamış yapılar,
- Terk edilmiş, metruk ya da herhangi bir amaçla kullanılmayan binalar,
- Statik açıdan tamamen hasarlı ve kullanılamayacak durumda olan yapılar.
Bu düzenleme, hangi yapıların riskli yapı tespiti kapsamında değerlendirilebileceğini net bir çerçevede belirlemektedir. Özellikle, insanların yaşam alanı olarak kullandığı yapıların güvenliği öncelikli tutulmaktadır.
Riskli Yapı Tespitini Kimler Yaptırabilir?
Bir yapının riskli yapı olarak kabul edilmesi için öncelikle teknik bir tespit yapılmalıdır. Yönetmeliğe göre, bu tespitin yapılabilmesi için başvuru gereklidir. Başvuruyu, yapı maliklerinden biri, kanuni temsilcileri, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı veya ilgili idareler (belediyeler, il özel idareleri) yapabilir. Ayrıca, Başkanlık ve idareler gerekli görmeleri halinde resen riskli yapı tespiti yaptırma yetkisine sahiptir.
Riskli Yapı Tespitini Hangi Kuruluşlar Yapabilir?
Yönetmelik kapsamında, binaların risk değerlendirmesini yapmaya yetkili kurum ve kuruluşları düzenlenmiştir. Bu yetkili kurumlar şunlardır:
- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü
- Yerel yönetimler (belediyeler veya il özel idareleri)
- Bakanlık tarafından yetkilendirilen kurum ve kuruluşlar
- Kamu kurum ve kuruluşları
- Üniversiteler
- Sermayelerinin en az %40’ı kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan şirketler
- Deprem koruması, deprem zararlarını azaltma ve deprem mühendisliğinin gelişimine katkı sağlama alanlarında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları
- Bakanlıktan denetim belgesi almış ve laboratuvar kuruluşları
- İnşaat, jeoloji ve jeofizik mühendisleri odalarına kayıtlı kuruluşlar
Riskli Yapı Kararı ve Hukuki Sonuçları
İdarenin İnceleme ve Riskli Yapı Statüsüne Karar Vermesi
Yetkili idare, lisanslı kuruluş tarafından sunulan raporu detaylı bir şekilde inceleyerek yapının “riskli yapı” olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine karar verir. Bu inceleme kapsamında:
- Raporun ilgili mevzuata uygun olup olmadığı,
- Yapının mevcut durumu ve teknik analizlerin doğruluğu,
- Risk değerlendirmesinin bilimsel ve teknik verilere dayanıp dayanmadığı gözden geçirilir.
Riskli Yapı Statüsüne Alınması
Yetkili idare, raporu onayladığında yapı resmen “Riskli Yapı” statüsüne geçer. Bu statü, yapının yasal olarak riskli kabul edildiğini ve gerekli idari süreçlerin başlatılacağını gösterir.
Maliklere Bildirim
Riskli yapı tespit kararı, 6306 sayılı Kanun’un 3. maddesine göre maliklere ve hak sahiplerine bildirilir. Bildirim, elektronik tebligat yoluyla e-Devlet Kapısı üzerinden yapılır. İlanen tebligat yöntemiyle ise tutanak doğrudan yapıya asılır, muhtarlıkta ve Başkanlığın internet sayfasında 15 gün boyunca yayımlanır. Muhtarlıktaki ilan süresinin sonunda tebligat yapılmış sayılır.
Maliklerin İtiraz Süreci
Riskli yapı tespitine karşı her kat maliki ayrı ayrı 15 gün içinde itiraz edebilir. Bu itirazlar, teknik uzmanlardan oluşan kurullar tarafından değerlendirilmekte; itirazın reddi hâlinde idari yargı yolu açık bırakılmaktadır. Kat malikleri açacakları dava ile işlemlerin iptali yanında yürütmenin durdurulmasını da talep edebilirler. Zira dava açmak yıkım veya uygulama sürecini otomatik olarak durdurmamaktadır.
Sonuç ve Değerlendirme
Riskli yapı tespitiyle birlikte kentsel dönüşüm sürecinin zamanında başlatılması, deprem riski başta olmak üzere can ve mal güvenliğini korumaya yönelik en etkili adımlardan biridir. Ancak dönüşümün sağlıklı ilerlemesi, yalnızca yapının yenilenmesine değil; sürecin mevzuata uygun yürütülmesine, maliklerin bilgilendirilmesine ve haklarını bilinçli biçimde kullanmasına bağlıdır. Bu nedenle riskli yapı tespitinden itibaren atılacak her adımın doğru planlanması ve hukuki sürecin titizlikle yönetilmesi, dönüşümün amacına ulaşmasının temel şartıdır.
Saygılarımızla
Atabay Hukuk Bürosu