Kamu Davası Nedir? Nasıl Açılır?
Kamu davası, ceza muhakemesi hukukunda Cumhuriyet savcısı tarafından, bir suçun işlendiğine dair yeterli şüphe oluştuğu kanaatine dayanılarak açılan ceza yargılamasını ifade eder. Bu dava türünde temel hareket noktası, suçun kamu düzenini ilgilendiren niteliği gereği, yargılamanın devlet adına yürütülmesidir. Bu nedenle ceza yargılamasında taraflardan bağımsız bir şekilde kamu adına iddia makamı olan savcılık devreye girer.
Kamu davasının açılması süreci, 5271 sayılı CMK m.170 kapsamında düzenlenmiş olup, savcının soruşturma evresinde topladığı delilleri değerlendirmesiyle başlar. Delillerin, suçun işlendiğine ilişkin yeterli şüphe oluşturması halinde savcı iddianame düzenler ve görevli mahkemeye sunar. Mahkemenin iddianameyi kabulü ile birlikte kamu davası resmen açılmış olur.
Bu yapı içerisinde kamu davası, bireysel bir talep mekanizmasından ziyade, devletin cezalandırma yetkisini kullandığı bir yargısal faaliyet niteliği taşır. Dolayısıyla dava, mağdurun iradesinden bağımsız şekilde ilerler ve yargılama süreci kamu adına yürütülür.

Kamu Davası Ne Demek?
Kamu davası, en genel tanımıyla devletin cezalandırma yetkisini kullanarak başlattığı ceza yargılamasıdır. Bu yönüyle özel hukuk davalarından ayrılır ve tamamen kamu yararı ekseninde yürütülür. Ceza muhakemesinin temel amacı, maddi gerçeğe ulaşmak ve suç teşkil eden fiilin hukuki karşılığını ortaya koymaktır.
Ceza yargılamasında kamu davası, “devletin iddia fonksiyonu” çerçevesinde şekillenir. Cumhuriyet savcısı, suç şüphesini öğrendiği anda CMK m.160 uyarınca soruşturma başlatmakla yükümlüdür. Soruşturma sonunda elde edilen deliller yeterli şüpheyi oluşturuyorsa, iddianame düzenlenerek dava açılır.
Kamu davası kavramı, şikayete bağlı olup olmama ayrımından bağımsızdır. Şikayete tabi suçlarda mağdurun başvurusu gerekirken, şikayete tabi olmayan suçlarda savcılık re’sen harekete geçer. Ancak her iki durumda da açılan dava niteliği itibarıyla kamu davasıdır.
Kamu Davası Nasıl Açılır?
Kamu davasının açılması, soruşturma evresinin tamamlanmasıyla başlar. Cumhuriyet savcısı, elde edilen delilleri değerlendirerek suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunduğu kanaatine varırsa iddianame düzenler. Bu iddianame, görevli ve yetkili ceza mahkemesine sunulur.
İddianamenin içeriği CMK m.170 kapsamında ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Şüphelinin kimliği, mağdur bilgileri, suçun işlendiği yer ve zaman, deliller, sevk maddeleri ve olayın açıklaması iddianamede yer almak zorundadır. Ayrıca hem lehe hem aleyhe delillerin gösterilmesi zorunludur.
Mahkeme, iddianameyi CMK m.174 kapsamında inceler. Eksiklik veya yetersizlik bulunması halinde iddianame iade edilebilir. Kabul edilmesi halinde ise kamu davası açılmış sayılır ve sanık sıfatı bu aşamada kazanılır.
Kamu Davasını Kim Açabilir?
Kamu davasını açma yetkisi münhasıran Cumhuriyet savcısına aittir. Savcı, soruşturma makamı olarak hem kolluk vasıtasıyla delil toplar hem de hukuki değerlendirmeyi yaparak dava açma gerekliliğini belirler. Bu yetki, ceza muhakemesinin temel ilkelerinden biri olan mecburilik ilkesi ile ilişkilidir.
Savcının kamu davası açma yükümlülüğü kural olmakla birlikte, bazı istisnai durumlarda takdir yetkisi bulunmaktadır. Bu haller CMK m.171 kapsamında düzenlenmiş olup, şahsi cezasızlık sebepleri veya etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gibi durumları kapsamaktadır.
Bunun dışında savcının dava açmama kararı vermesi halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı (KYOK) gündeme gelir. Bu karar, delil yetersizliği veya kovuşturma imkânsızlığı durumlarında verilir ve yargılamanın başlamasını engeller.
Kamu Davası Ne Kadar Sürer?
Kamu davasının süresi, tek bir ölçüte bağlanamayacak kadar değişken bir yapıya sahiptir. Dosyanın niteliği, suçun türü, delil durumu, mahkemenin iş yükü ve taraf sayısı süre üzerinde doğrudan etkili unsurlardır. Bu nedenle her dosya bakımından farklı bir yargılama süresi ortaya çıkar.
Uygulamada ilk derece yargılamaları genellikle 6 ay ile 2 yıl arasında sonuçlanabilmektedir. Ancak ağır ceza yargılamalarında bu süre daha da uzayabilir. İstinaf ve temyiz aşamaları ise bu sürenin dışında değerlendirilir.
Bununla birlikte CMK m.171 kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi gibi kurumlar da süreci doğrudan etkiler. Bu durumda beş yıllık erteleme süresi boyunca dava açılmayabilir ve belirli şartların ihlali halinde süreç yeniden başlatılır.
Kamu Davasında Şikayet
Şikayet, takibi şikayete bağlı suçlarda ceza muhakemesinin başlaması için gerekli bir irade açıklamasıdır. Mağdurun veya suçtan zarar görenin, failin cezalandırılmasını talep etmesiyle soruşturma süreci başlar ve savcılık harekete geçer.
Şikayete bağlı suçlarda, şikayet olmaksızın kamu davası açılamaz. Ancak şikayete tabi olmayan suçlarda savcılık re’sen hareket eder. Bu ayrım, ceza muhakemesinin temel sistematiğini oluşturmaktadır.
Şikayetten vazgeçme ise TCK m.73 kapsamında düzenlenmiştir. Vazgeçme, bazı hallerde kamu davasının düşmesine neden olurken, şikayete tabi olmayan suçlarda yargılamayı etkilemez.
Kamu Davasına Kimler Katılabilir?
Kamu davasına katılma, mağdur veya suçtan zarar gören kişilerin yargılamaya müdahil olmasını ifade eder. Bu kurum, CMK m.237 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, katılan sıfatı ile taraf olma imkânı sağlar.
Katılma hakkı; mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile bazı durumlarda malen sorumlulara tanınmıştır. Bu kişiler, davaya müdahil olarak delil sunma ve yargılamayı etkileme hakkına sahip olurlar.
Katılan sıfatı, ayrıca kanun yollarına başvurma hakkı da doğurur. Bu yönüyle müdahillik, yargılamada pasif bir izleyici olmaktan ziyade aktif bir taraf olma sonucunu doğurur.
Kamu Davası Cezaları Nelerdir?
Kamu davası sonucunda verilen kararlar, CMK m.223 kapsamında belirlenmiştir. Bu kararlar arasında beraat, mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbirine hükmedilmesi gibi hükümler yer alır.
Mahkumiyet kararı, sanığın suçlu bulunması halinde verilen ve hapis veya adli para cezası içeren karardır. Beraat ise suçun ispat edilememesi veya hukuka uygunluk nedenlerinin varlığı halinde verilen aklanma niteliğindeki karardır.
Ceza verilmesine yer olmadığı kararı ise fiilin suç olma niteliğini korumasına rağmen, failin kusurunun bulunmaması veya şahsi cezasızlık nedenlerinin varlığı halinde verilen bir hükümdür.

Kamu Davasının Düşmesi
Kamu davasının düşmesi, yargılamanın sona ermesine neden olan hukuki bir sonuçtur. Bu durum, TCK ve CMK kapsamında düzenlenen bazı sebeplerin varlığı halinde ortaya çıkar.
Düşme sebepleri arasında şikayetten vazgeçme, sanığın ölümü, genel af, zamanaşımı, uzlaşma ve ön ödeme gibi nedenler yer alır. Bu hallerde mahkeme esasa girmez ve yargılama sona erer.
Ayrıca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi veya soruşturma izninin verilmemesi gibi durumlarda da kamu davası düşer. Bu karar, yargılamanın esasa ilişkin bir değerlendirme yapılmadan sona erdirilmesi sonucunu doğurur.