• Hakkımızda
  • Sektörler
  • Çalışma Alanları
    Atabay Hukuk Bürosu
    Çalışma Alanlarımız
  • Ekibimiz

Haksız Rekabet Halleri ile İşletmelerin Korunmasına Yönelik Haklar

Haksız Rekabet Halleri ile İşletmelerin Korunmasına Yönelik Haklar

HAKSIZ REKABET HALLERİ İLE İŞLETMELERİN KORUNMASINA YÖNELİK HAKLAR

Giriş

Modern ticari yapının sağlıklı biçimde işleyebilmesi serbest ve adil bir rekabet ortamının varlığına bağlıdır.
Günümüz piyasa koşulları da serbest rekabet koşullarının varlığı ve korunması üzerine kuruludur. İşletmeler
arasındaki rekabet, piyasanın verimliliğini artırmakla birlikte hukuk düzeni tarafından belirli sınırlarla
belirlenmiş bir faaliyettir. Nitekim bir piyasadaki rekabetin adil olması, ilgili piyasada sürdürülebilirliğin ve
verimliliğin korunmasında en az serbest olması kadar önemlidir. Dolayısıyla, söz konusu adil rekabetin
korunabilmesi adına kanun koyucu tarafından serbest rekabete bazı sınırlar getirilmiştir. Bu sınırların en
önemlilerinden biri, ticaret hukukunun temel ilkelerinden dürüstlük kuralının ticari hayata yansıması olan ve
Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 54. maddesi ve devamında düzenlenmiş olan haksız rekabet yasağıdır.
Haksız rekabet, piyasadaki işletmecilerin ekonomik faaliyetlerini ve piyasa konumlarını olumsuz etkileyen ve
ticari düzeni bozabilen bir durumdur. TTK işletmecilere bu zararların önlenmesi ve adil rekabetin korunması
amacıyla bazı hukuki haklar tanımıştır. Haksız rekabet düzenlemeleri ticari hayatta güvenin, dürüstlüğün ve
şeffaflığın korunmasına hizmet eden temel kurallardandır. Bu kurallar rakip işletmelerin ekonomik menfaatlerini
korumakla beraber aynı zamanda tüketicilerin doğru bilgilendirilme hakkını güvence altına almakta ve
piyasanın işleyişine ilişkin kamu düzenini desteklemektedir.

Haksız Rekabet Nedir?

Ticari hayatta serbest rekabet ortamı işletmeciler açısından çok önemlidir. İşletmelerin mal ve hizmetlerini
özgürce sunabildiği, fiyat, kalite ve yenilik gibi kriterler temelinde birbirleriyle rekabet edebildiği ekonomik
alanı ifade eder. Serbest rekabet, piyasa ekonomisinin temel unsurlarından biri olarak kaynakların etkin
dağılımını, üretim ve hizmet verimliliğini artırmayı ve tüketici faydasını maksimize etmeyi sağlar.
Bununla birlikte bu ortamın sağlıklı işleyebilmesi, işletmecilerin faaliyetlerini dürüstlük kurallarına ve hukuki
düzenlemelere uymasını gerektirir. Aksi hâlde aldatıcı reklamlar, taklit ürünler, karalama kampanyaları, ticari
sırların hukuka aykırı elde edilmesi gibi haksız uygulamalar ortaya çıkar. Dolayısıyla, piyasada serbest rekabetin
işleyebilmesi ve toplum menfaatinin sağlanması ancak adil rekabetin de beraberinde korunması ile mümkündür.
Bu kapsamda, haksız rekabet şu temel unsurlar ile tanımlanabilecektir; bir piyasada haksız ve hukuka aykırı bir
fiilin gerçekleştirilmesi ile iktisadi rekabetin kötüye kullanımı ve bu çerçevede piyasada faaliyet gösteren diğer
işletmelerin ve/veya tüketicilerin bir zarar veya zarar tehlikesine maruz kalmasıdır. Bununla birlikte, haksız
rekabete yol açan fiilin faili ile mağduru arasında bir rekabet ilişkisinin bulunmasının zorunlu olmadığını da
belirtmek gerekir.
Haksız rekabet kurumu, ticari hayatta çok önemli bir düzenleme olup işletmelerin ekonomik çıkarlarını ve
piyasa düzenini korumayı amaçlar. Haksız rekabeti doğuran fiilin özünde ekonomik bir değer taşıması
gerekmektedir. Gelir elde etme amacı taşımayan fiiller haksız rekabetin konusunu oluşturamaz. Haksız rekabetin
meydana gelebilmesi için iktisadi bir menfaatin ihlal edilmiş olmasının veya böyle bir tehlikenin doğması
gereklidir. Haksız rekabete sebebiyet veren haller kanunumuzda sayılmıştır.

Haksız Rekabet Halleri

Türk Ticaret Kanunu’nun 55. maddesi, haksız rekabet teşkil eden fiilleri örnekleme yöntemiyle düzenlemiş ve
ticari yaşamda karşılaşılabilecek başlıca durumları sıralamıştır. Başlıca haksız rekabet hallerini açıklamak
gerekirse;
Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar, satış yöntemleri ve diğer hukuka aykırı davranışlarda bulunmak:
Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini, yanlış,
yanıltıcı veya gereksiz yere incitici beyanlarla kötülemek.
Kendi işletmesi, malları, iş ürünleri, fiyatları, stokları, satış kampanyaları, iş ilişkileri gibi unsurlar
hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı beyanlarda bulunmak.
Diploma, ödül ya da unvan gibi gerçekte sahip olunmayan nitelikler varmış gibi davranmak.
Başkalarının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya ticari işlerine karışıklık yaratacak biçimde
uygulamak.
Yanıltıcı veya haksız kıyaslamalı reklam ya da ilanlar yapmak.
Müşteriye ek edimlerle ürün veya hizmetin gerçek değerini yanıltıcı şekilde sunmak.
Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amacını, yararlarını veya
risklerini gizleyerek müşteriyi yanıltmak.
Saldırgan satış yöntemleriyle müşterinin karar verme özgürlüğünü sınırlamak.
Taksitle satım veya benzeri hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda ya da tüketici
kredilerine ilişkin ilanlarda işletme unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını ve ek
maliyetleri TL ve yıllık oran üzerinden göstermemek.
Taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmelerinde; sözleşme hakkında eksik veya yanlış bilgiler
sunmak.
Sözleşmenin ihlaline veya sona erdirmeye yöneltmek:
Müşterileri, daha önce yaptıkları sözleşmelere aykırı davranarak doğrudan kendisiyle sözleşme
yapmaya yönlendirmek.
Üçüncü kişilerin işçilerine veya yardımcılarına, çıkarlar sunarak işveren veya müvekkil aleyhine
hareket etmelerini teşvik etmek.
İşçileri, vekilleri veya yardımcıları, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve ticari sırlarını ifşa
etmeye veya ele geçirmeye yönlendirmek.
Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle,
Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi iş ürünlerinden izinsiz yararlanmak.
Üçüncü kişilere ait iş ürünlerinden, bunların kendisine yetkisiz şekilde verildiğini bile bile
yararlanmak.
Başkasına ait hazır çalışma ürünlerini izinsiz çoğaltıp kullanmak.
Üretim ve ticari sırları hukuka aykırı olarak ele geçirmek ifşa etmek veya başkalarına bildirmek
İş şartlarına uymamak

Haksız Rekabet Karşısında İşletmecilerin Hakları

İşletmeciler haksız rekabet karşısında ekonomik faaliyetleri ve piyasadaki konumları kötü etkilendiği için Türk
Ticaret Kanunu bu tür durumlara karşı işletmecilere çeşitli haklar tanımıştır. Bu haklar hem haksız rekabet
fiillerinin önlenmesini hem de uğranan zararın giderilmesini amaçlamaktadır. İşletmecilerin bu kapsamda sahip
olduğu haklar, genel olarak; (i) haksız rekabetin men’i, (ii) tazminat hakkı, (iii) hukuki tedbirler ve (iv)
iptal/imha talepleri şeklinde sınıflandırılabilir.

İşletmecilerin Haksız Rekabetin Tespitini İsteme Hakkı:

Haksız rekabetin tespitini isteme hakkı, işletmecinin en temel hukuki koruma yollarından biridir. Bu
hak, haksız rekabete konu fiilin gerçekleştiğinin, hukuka aykırı olduğunun ve dürüstlük kurallarını ihlal
ettiğinin mahkeme tarafından belirlenmesini sağlar.

Haksız Rekabet Fiilinin Durdurulmasını ve Önlenmesini İsteme Hakkı:

Haksız rekabet fiili devam ediyorsa eğer zarara uğrayan işletmeciler mahkemeden bu faaliyetlerin
derhal durdurulmasını talep edebilirler. Mahkemenin durdurma kararıyla derhal haksız rekabet filline son
verilir.
Haksız rekabet fiili henüz gerçekleşmemiş olsa da yakın bir tehlike oluşturuyorsa eğer işletmeciler
haksız rekabetin önlenmesini isteyebilirler. Haksız rekabetin durdurulması ve önlenmesi talepleri çoğu
zaman ihtiyati tedbir talebiyle birlikte değerlendirilir.

Haksız Rekabetten Önceki Halin İadesini İsteme Hakkı:

İşletme, haksız rekabete neden olan durumun ortadan kaldırılmasını isteyebilir. Eski halin iadesi
sadece maddi açıdan değil işletmecinin ticari itibarı, bozulan piyasa dengesini yeniden kurmak için
düzenlenen bir haktır.
Önceki halin iadesini istemede yanıltıcı reklamların düzeltilmesi, taklit ürünlerin toplatılması ya da
imhası, itibarı zedeleyen açıklamaların düzeltilmesi, haksız kazançların ortadan kaldırılması gibi durumları
amaçlar.

Maddi-manevi tazminat talep edebilir:

İşletmeci uğradığı zararlardan dolayı zararını tazmin amaçlı maddi manevi tazminat talep edebilir.

İşletmeci haksız kazancın kendisine verilmesini isteyebilir:

Eğer haksız rekabetten dolayı haksız bir kazanç elde edilmişse mağdur işletmeci bu kazancın
kendisine verilmesini talep edebilir.

İşletmeci cezai yaptırıma başvurabilir:

TTK’nın 62’nci maddesi gereği bu suçun takibi şikâyete tabidir. Zarara uğrayan ya da zarara uğrama
tehlikesi altında olan kişiler ya da kurumlar genel şikâyet süresi içinde yani 6 ay içinde şikâyet hakkı
bulunanlar şikâyette bulunabilirler.
Haksız rekabet halinde, TTK’nın 62’nci maddesi gereği gerçek kişiler bakımından yaptırım iki yıla
kadar hapis cezası veya adli para cezasıdır. Seçimlik bir yaptırımdır mahkeme uygun gördüğü yaptırımı
uygular.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmedilecektir. Belirtmek gerekir ki, TCK’nın 60’ıncı
maddesi uyarınca ifade edilen, haklarında güvenlik tedbiri niteliğinde yaptırımlara hükmedilebileceği
öngörülen tüzel kişiler özel hukuk tüzel kişileridir. Bu itibarla kamu hukuku tüzel kişileri bu madde
kapsamında değildirler.

Sonuç ve Değerlendirme

Haksız rekabet, ticari hayatta dürüstlük kuralına aykırı davranışları önleyerek rekabet düzeninin sağlıklı
işlemesini amaçlayan ve TTK’nın 54-63. maddeleri arasında düzenlenen bir kurumdur. Bu kapsamda mağdur
işletmelere tanınan hukuki imkânlar, haksız rekabetin mevcut etkilerini gidermeyi ve doğması muhtemel
zararları engellemeyi hedefler. TTK’daki cezai yaptırımlar ise caydırıcılığı artırarak rekabet ortamını
güçlendirir. Haksız rekabet hükümlerinin etkin uygulanması, yalnızca işletmelerin hak ve menfaatlerini
korumakla sınırlı olmayıp ekonomik düzenin güvenilir ve sürdürülebilir şekilde işlemesine de katkı sağlar. Bu
nedenle işletmelerin dürüst rekabet ilkelerine uygun hareket etmesi ve haksız rekabet teşkil eden fiiller
karşısında kendilerine tanınan başvuru yollarını zamanında ve bilinçli biçimde kullanması önem taşır.

Saygılarımızla,

Atabay Hukuk Bürosu